KUR’AN BİR KILAVUZUDUR!..

KUR’AN BİR KILAVUZUDUR!..” KUR’AN-I KERİM; BİZLERE RABBİMİZİN BİR HEDİYESİ, BİR KILAVUZUDUR!..”

” Nitekim kendi içinizden size ayetlerimizi okuyan, sizi kötülüklerden arındıran;size Kitab’ı ve hikmeti talim edip bilmediklerinizi size öğreten bir Rasül gönderdik.” ( Bakara sûresi, âyet 151 )

     ” Allah’ın sana lütfu ve merhameti olmasaydı, onlardan bir güruh seni saptırmaya yeltenmişti. Halbuki onlar yalnızca kendilerini saptırırlar, sana hiç bir zarar veremezler. Allah sana Kitab’ı ve hikmeti indirmiş ve sana bilmediğini öğretmiştir. Allah’ın lütfu sana gerçekten büyük olmuştur.” ( Nisâ sûresi, ‘âyet 113)

     Bu ayeti kerime meallerinden yola çıkıp konuya başlar iken, öncelikle K. Maraş İl Müftümüz sayın Celal Sürgeç hoca efendiyi kutluyor, görevinde başarılar diliyorum!

     Niçin ve neden?

     Çünkü, geçen hafta Afşin Ulu Camiinde; 15 hafızın icazet merasiminde çok çok mükemmel bir şekilde yapmış olduğu konuşmasından dolayıdır.

     Hitabesinde; bundan sonraki Kur’an Kursu yani hafızlık öğretimlerinde, çalışmalarında, Kur’an- ezberlemenin yanı sıra, Arapça taliminde yaptırılacağının müjdesini vermesidir.

     Tam tamamına bin yıldır olmuştur ki, bu aziz millet evlatları Kur’an’ın anlamından uzak yaşadılar. Sadece aziz Kur’an-ı ezberlediler, başlarını sallayarak okudular ve okuduklarını ölmüşlerinin ruhlarına göndermiş oldular.

     Oysa, yüce Kur’an; baştan sona incelensin, tetkik edilsin, “ölüye okunur” emrine  rast gelinmeyecek, bu hususta her hangi bir tavsiye ve teşvik de    bulunmayacaktır.. Ama, toplum katmanları, yaşlısı, genci, kadını, kızı ve kızanı Kur’an’ı bu maksatla okumakta, hatimler indirmekte, Yasinler devirmektedir.

      Kur’an; hikmet kitabı, bilgi, ilim, sosyoloji, helal, haram bildiren, hayatı öğreten, kardeşliğe vurgu yapan, katilliği, kıtalı, anarşizmi, tedhişi, tefrikayı, fitneyi, kadın dövmeyi, ona el kaldırmayı yasaklayan, devlet, millet ve dayanışma içerinde olmayı öğütleyen bir nizamdır.

      Düşünmeliyiz ki,  hafız bir  genç, hafızlık yapabilmek için, üç beş yılını vermekte, Arapça tahsil yapmadığı için, güzel sesinden, kıraatlı okuyuşundan, mahreci hurufata riayet etmesinden başka bir şey anlaşılmamaktadır.

     Ümit ederiz ki, İl Müftümüz Celal hocanın vermiş olduğu hayırlı müjde Kur’an Kurslarında makes bulur da, her hafız gencimiz, hem hafız, hem de kürsü insanı olur. Tabii ki, böylesi bir müfredat değişikliği de Diyanet İşleri Başkanlığını alakadar etmektedir.

     Böylelikle; Kur’an Kurslarından, İmam-Hatip Liselerinden ve İlahiyatlardan mezun olan gençler, sokaklardaki yaşanan, görülen ve milleti derinden, kalbinden sarsan hastalıkların üzerine yürüyecek; ” Yeter artık!” diyecektir. Bundan sonra da, ne Fetö rezaleti yaşanacak, nede Tarikat çıkmazı sokaklarda boy gösteremeyecektir.

     Sonuç olarak;

     K. Maraş Müftümüz gibi alimler; artık seslerini duyurmalı, bu sesler sokaklarımızda yankı yapmalıdır. Yani, aziz Kur’an’ı ” MEHCÛR”  olmaktan kurtarmış olmalıdırlar.

     Camilerimiz, bu özellikten sonra veçhe değiştirecek, Anlamsız anlaşılmayan yaprak çevirmeler, hatimler olmayacaktır. Hatimler okunur iken, ayetler üzerinde, Esbab-ı nüzulu üzerinde, ilmi mütaalalar yapılarak kıraat edilecektir.

     Elbette, millet olarak ölmüşlerimizi unutmayacağız!.. Onların  ruhaniyetleri için , Tevbe-i istiğfar, dua ve hayır hasenatta bulunulacaktır. Kim, hangi Müslüman birey geçmişini unutur ki? Dolayısıyla,

      Tüm Müftülerimizin yanı sıra, Kur’an insanı, İl Müftümüz Celal hocayı selamlıyor, hayri çalışmalarında başarılar niyaz ediyorum. Selam ve dua ile..

     Şerafettin Özdemir